ABD'nin İran petrolü yaptırımlarında Türk vatandaşı isim gündemde
ABD Hazine Bakanlığı'nın İran petrol ticareti nedeniyle yaptırım listesine aldığı Sayyed Ruhollah Razavi'nin Türk vatandaşlığı bulunduğu belirlendi. Washington, Razavi'nin uluslararası petrol sevkiyatında rol oynadığını ve gelirlerin Türkiye üzerinden nakde çevrildiğini öne sürüyor.
Patronlar Dünyası'nın haberine göre, ABD Hazine Bakanlığı'nın İran petrol ticaretiyle ilgili yaptırım listesindeki ziyaret edilen isimlerden biri olan Sayyed Ruhollah Razavi’nin Türk vatandaşlığı olduğu ortaya çıktı. Bakanlık, Razavi’nin İran adına ayda milyonlarca varil petrolün yurtdışına sevkiyatında kilit rol üstlendiğini iddia ediyor ve kullanılan finansal ağ üzerinden elde edilen gelirlerin Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde altına ve nakde dönüştürüldüğünü ileri sürüyor. Haberde, ABD’nin iki ayrı resmi belgesindeki Türkiye ayrıntılarının bir araya getirildiği belirtiliyor.
ABD Hazine Bakanlığı, 15 Ekim’de İran’a yönelik yeni yaptırım kararlarını açıkladı; Reuters’ın aktardığı kararda 16 kişi ve 10 kuruluş yer aldı. Listede öne çıkan isimlerden biri olarak Razavi gösteriliyor. OFAC’ın resmî kaydı, Razavi’nin İran ve Dominika vatandaşlığına ek olarak Türk vatandaşlığına sahip olduğunu da not ediyor.
KİM BU TÜRK VATANDAŞI? Resmî kayıtlar, Razavi’nin 19 Eylül 1981’de İran’ın Kum kentinde doğduğunu ortaya koyuyor. Dubai’de ikamet eden Razavi’nin, İran petrolünün uluslararası piyasalara ulaşmasında önemli roller üstlendiği öne sürülüyor ve İran’daki muhafazakâr Paydari Cephesi liderinin damadı olduğu bilgisi de Bakanlık tarafından paylaşılmış durumda. Bu bağlam, Razavi’nin yalnızca bir petrol tüccarı olmadığını, İran’ın siyasi çevreleriyle ilişkili bir ticari aktör olarak değerlendirildiğini gösteriyor.
AYDA MİLYONLARCA VARİL PETROL iddiası, bakanlığın açıkladığı en önemli noktalar arasında yer alıyor. Razavi’nin, İran’ın Ulusal Petrol Şirketi (NIOC) ile Naftiran Intertrade Company adına ayda milyonlarca varil petrolün yurtdışına sevkinden sorumlu olduğuna işaret ediliyor.
PETROL GELİRLERİ NASIL TÜRKİYE’YE GELİYORDU? Dosyanın Türkiye boyutunu öne çıkaran bölümde, Razavi’nin kullandığı finansal ağ ve paravan şirketler üzerinden yapılan işlemler anlatılıyor. Bakanlık, Hong Kong üzerinden Birleşik Arap Emirlikleri ve Türkiye’ye aktarılan fonların nakde ve altına çevrildiğini ve ardından Mahan Air üzerinden İran’a veya İran’ın yurtdışındaki bağlantılı yapılarına aktarıldığını iddia ediyor. Ancak Türkiye’de hangi banka, döviz bürosu, kuyumcu ya da şirkete ait olduğuna dair net bir isim verilmedi.
15 Ekim açıklamasında geçmişte Türkiye’deki finans kurumlarına yönelik yaptırımlar da hatırlatılıyor. İstanbul merkezli Golden Global Yatırım Bankası ve Golden Global Portföy Yönetimi ile Golden Global Varlık Kiralama, 4 Eylül 2026’da yaptırım kapsamına alınmıştı; Washington, bu bankaların İran bağlantılı petrol gelirlerinin Çin’den Türkiye’ye aktarılmasına ve bu gelirlerin nakit/altına dönüştürülmesine aracılık ettiğini öne sürmüştü. Banka ise suçlamaları reddetmişti.
Ülkelerin altın ve nakit dönüşüm merkezi olarak adlandırıldığı bu iki yaptırım kararında Razavi ile Golden Global Bank arasında doğrudan bir ticari ilişkiye dair yayımlanmış kanıt bulunmuyor. İki İran şirketinin de Razavi ile bağlantılı olduğu ve yaptırım kapsamına alındığı belirtiliyor: Tejarat Gostar Atlas Parsian Kish Company ve Farzanegan Energy Pars Company. Farzanegan Energy Pars’ın Buşehr eyaletindeki gaz kondensat rafinerisi projesini geliştirdiği ifade ediliyor.
Türkiye’deki şirketlere ilişkin sorunun yanıtı ise hâlâ netleşmeyi bekliyor. ABD kayıtları Razavi’nin Türk vatandaşlığını doğruluyor; fakat Türkiye’de hangi şirketlere ortak olduğu, taşınmaz edinip edinmediği ve vatandaşlığını hangi tarihte kazandığı gibi ayrıntılar paylaşılmıyor.
Yaptırım kararının etkileri ise şu anda tartışılıyor: Razavi’nin yaptırım listesine alınması, ABD mevzuatı bağlamında malvarlığının blokelenmesi ve ABD ile ilgili işlemlerin kısıtlanması sonucunu doğuruyor. Yabancı finans kuruluşları açısından ikincil yaptırımlar riski de gündemde kalmaya devam ediyor.
TürkAta Haber Ajansı