Kahramanmaraş'ta Karakucak Güreşi: Geleneksel Sporun İzinde
Görsel: Ebmastr / Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0
Oğuz kökenli yağsız güreş geleneği olan karakucak, Kahramanmaraş ve ilçelerinde festivallerle yaşatılıyor. Pırpıt giysiler, güreş ağalığı ve çırpınma ritüeliyle bu sporun köklü kurallarını keşfedin.
Kahramanmaraş, Türklerin öz milli güreşi olarak bilinen karakucak güreşinin en canlı yaşandığı şehirlerden biridir. Oğuz kökenli Türklere özgü bu yağsız güreş türü, başta Kahramanmaraş ve ilçeleri olmak üzere Türkiye'nin birçok bölgesinde festival organizasyonlarıyla düzenli olarak yapılmaktadır. Orta Asya'dan günümüze ulaşan bu spor, yüzyıllar boyunca şekil ve kural açısından çok az değişime uğramış; Yakut Türklerinden Moğolistan'a, Azerbaycan'dan Doğu-Batı Türkistan'a, Kırım ve Kazan Türklerine kadar geniş bir coğrafyada uygulanagelmiştir.
Günümüzde karakucak güreşleri, Türkiye Güreş Federasyonu'nun belirlediği yönetmelik esasları çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. Müsabakalar, federasyonun Merkez Hakem Komitesi üyeleri olan ve uluslararası kariyere sahip milli ile üst kategori hakemler tarafından yönetilir. Bu düzenli organizasyonlar, geleneksel sporun modern kurallarla harmanlanarak gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlamaktadır.
Karakucak Güreşinin Kategorileri ve Oyunları
Karakucak güreşinde geleneksel olarak dört ana boy bulunur: ön ayak, ayak, orta ve baş. Katılımcı sayısı fazla olduğunda bu boylar kendi içinde alt kategorilere ayrılabilir; ayak boyu iki ya da üç kısma, orta boyu küçük-orta ve büyük-orta diye ikiye, baş boyu ise başaltı ve baş olarak ikiye bölünebilir. Türkiye şampiyonalarında ise minder kiloları üzerinden 48, 53, 57, 62, 68, 74, 82, 90, 100 ve 130 kilo olmak üzere 10 boyda müsabakalar düzenlenir. Karakucak müsabakaları genellikle minder usulü 6. dakikadan sonra 3 dakika uzatma şeklinde, Büyükler, Gençler ve Yıldızlar kategorilerinde yapılır.
Karakucağın kendine has zengin bir oyun dağarcığı vardır. Askıya alma, budama, topuktan budama, dizden budama, boyunduruk/kara zelve, bohçalama, çangal, çelme, çırpma, dalma, tek dalma, çift dalma, dana bağı, gıcırı bükme, göğüs çaprazı, paça kapma, kapan (kle), tek kapan, çift kapan, kazık, iç kazık, dış kazık, kazkanadı, yerde kazkanadı, kepçe, ters kepçe, kılçık, kurt kapanı, künde, ayak kündesi, bel kündesi, diz kündesi, oturak kündesi, kütük yuvarlaması, paça-kasnak, ters paça, sarma, tek sarma, çift sarma, ters sarma, tırpan, iç tırpan, dış tırpan, tilki kuyruğu ve yan baş gibi teknikler, bu sporun ustalık gerektiren inceliklerini oluşturur.
Güreş Ağalığı ve Pırpıt Geleneği
Karakucak güreşlerinin vazgeçilmez bir parçası olan güreş ağalığı, açık artırma usulüyle belirlenir. Ağalık seçimi, ağır sıklet (baş) güreşlerinden önce yapılır ve en yüksek bedeli veren kişi bir yıl sonraki güreşin ağası olur. Seçilen ağa, taahhüt ettiği ücreti organizasyon kuruluyla imzaladığı taahhütnameye göre öder ve bir yıl boyunca organizasyon kurulunun doğal üyesi olarak görev yapar. Ağa seçildikten sonra folklorik kıyafetini giyerek bu unvanı sembolize eder.
Karakucak güreşçileri, pırpıt adı verilen özel bir giysi giyerler. Pırpıt kelimesi, eski püskü ve işe yaramaz elbise anlamının yanı sıra el tezgâhlarında dokunan kaba yünlüleri de tanımlar. Güreş terminolojisinde ise eskiden keçi kılından dokunan, günümüzde branda veya sert keten kumaştan dikilen bu kıyafet, karakucak güreşinin simgelerinden biridir. Bazı yörelerde kıspet olarak da adlandırılan bu giysi, tamamen yöresel isimlendirmeden kaynaklanan bir çeşitlilik gösterir.
Cazgır, Meydancı ve Peşrev Ritüeli
Karakucak güreşlerinde cazgırın görevlerini, güreşten iyi anlayan meydancı denilen kişi üstlenir. Kastamonu bölgesinde meydancıya değnekçi adı verilir; bu isim, meydancının elinde çubuk ya da değnek bulundurmasından gelir. Karakucakta peşrev, çırpınma ya da perdah olarak adlandırılır ve bu hareketler yapılmadan güreşe başlanmaz. Bir pehlivan çırpınma hareketleri yapmadan güreşe girerse hasmını aldatmış ve ayıp etmiş sayılır; yense bile galip kabul edilmez.
Güreşe girmek isteyen pehlivan, sağ elini dizinin iç tarafına vurarak başlama isteğini belirtir. Bu işareti alan rakibi Hayda pehlivan, hayda koçum gibi naralar atar ve iki pehlivan, kimi yumularak kimi bir dizini yere koyarak adımlayıp ağır ağır birbirine yaklaşır. Karakucakta parsa toplama geleneği yoktur; ödül, yenen pehlivanın boynuna asılır. Bu ritüeller, sporun sadece fiziksel bir mücadele değil, aynı zamanda bir saygı ve ahlak çerçevesi olduğunu gösterir.
Kahramanmaraş'ta Karakucak Festivalleri
Kahramanmaraş, karakucak güreşinin en önemli merkezlerinden biri olarak öne çıkar. Şehirde düzenlenen Karakucak Güreş Festivali ve Afşin Karakucak Güreşleri, bu geleneğin yaşatıldığı başlıca etkinliklerdir. Ayrıca Dulkadiroğlu ilçesine bağlı Bertiz ve Baydemirli'de de geleneksel karakucak güreşleri organize edilmektedir. Bu festivaller, hem yerel halkın hem de güreş severlerin bir araya geldiği, sporun ve kültürün iç içe geçtiği önemli buluşma noktalarıdır.
Günümüzde serbest güreş olarak bilinen minder güreşi, aslında karakucak güreşinin sistemleştirilmiş bir şeklidir. Olimpiyat, dünya ve Avrupa şampiyonlukları kazanmış birçok Türk güreşçisi, kariyerlerine karakucakta başlamıştır. Ahmet Yılmaz, Sadık Soğancı, Seyit Ahmet Süer, Yaşar Doğu, Celal Atik, Adil Candemir, Nasuh Akar, Sadık Esen ve Taha Akgül gibi efsane isimler, karakucaktan mindere geçen güreşçiler arasındadır. Bu bağ, karakucağın Türk güreşinin temelini oluşturduğunu ve Kahramanmaraş gibi şehirlerde yaşatılan bu geleneğin, modern sporun başarısına katkı sağladığını gösterir.
Kahramanmaraş'ta karakucak güreşi, sadece bir spor dalı değil; geçmişten bugüne taşınan kültürel bir mirastır. Festivaller, ağalık geleneği, pırpıt giysiler ve çırpınma ritüelleriyle bu spor, şehrin kimliğinin ayrılmaz bir parçası olmaya devam etmektedir.
Kaynak: tr.wikipedia.org
Görsel: Ebmastr, Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0
THA - TürkAta Haber Ajansı