İçeriğe geç
  • Dolar 49,3979 ▲ %0,03
  • Euro 55,6494 ▼ %0,18
  • Sterlin 65,3956 ▼ %0,16
  • Gram Altın 6.644,78 ▲ %1,51
  • Çeyrek Altın 10.816,51 ▲ %1,07
  • Gümüş 96,37 ▲ %2,79
  • Bitcoin 4.082.678 ▲ %0,21
  • BIST 100 12.265,98 ▲ %0,43

Gündem

Özgür Özel: Millet sandığı elinden alanı kaçtığı yere kadar kovalar

Seçimlerin ortadan kaldırılabileceği endişesine ilişkin konuşan Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "Günün birinde sandığı kaçırırlarsa, millet kaçıranı kaçtığı yere kadar kovalar" dedi.

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye'de giderek artan siyasi baskılara, muhalefet belediyelerine yönelik operasyonlara ve belediye başkanlarının AKP'ye geçişlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İktidarın temel hedefinin muhalefet seçmeninin sandığa duyduğu güveni ortadan kaldırmak olduğunu belirten Özel, seçimlerin geleceğine ilişkin dikkat çekici açıklamalar yaptı.

Son dönemde belediyelere yönelik operasyonların sertleştiğini söyleyen Özel, iktidarın muhalefeti kendi içinde tartıştırarak seçmenleri siyasetten uzaklaştırmaya çalıştığını savundu. Özel, Türkiye'de sandığın tamamen ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığını belirterek halkın demokratik haklarına sahip çıkacağını vurguladı.

Cumhuriyet gazetesinden Işık Kansu, Sertaç Eş ve Sarp Sağkal'ın sorularını yanıtlayan Özel, sandık güvenliğinden fon krizine, belediye başkanlarının AKP'ye transferinden muhalefete yönelik baskılara kadar birçok konuda konuştu. Özel, özellikle seçimlerin geleceği ve seçmenin sandığa güveninin korunması konusunda önemli uyarılarda bulundu.

BU MİLLET SANDIĞI ÖYLE KOLAY KOLAY BIRAKMAZ

Yurttaşlarda oluşan "Bu süreç sandığın kaldırılmasına kadar gider mi?" endişesine yanıt veren Özel, iktidarın asıl amacının böyle bir korku yaratmak olduğunu söyledi.

Özel, şu ifadeleri kullandı:

"Amaçları bu hissi yaratmak. Bu ülkede sandığın olmaması mümkün değil. Sandığa uzanan eli; demokrasinin ve cumhuriyetin kıymetini bilen millet kırar. Burada maksat sandığı kaçırmaktan ziyade sandığa olan inancı kırmak. Bu oyuna gelmemek lazım. Korkut Boratav 'Bu topraklarda sosyal patlama sandıkta olur' diyordu.

Bugün bu ülkeye yapılacak en büyük kötülük sandıktan umudu kesmektir. Günün birinde sandığı kaçırırlarsa, millet kaçıranı kaçtığı yere kadar kovalar. Sandığı elinden alır, getirir, onları da tarihin çöplüğüne gönderir. Bu millet sandığı öyle kolay kolay bırakmaz."

MUHALİF SEÇMENİ SANDIKTAN SOĞUTMAYA ÇALIŞIYORLAR

Özel, Mersin başta olmak üzere muhalefet belediyelerine yönelik operasyonların artmasını da değerlendirdi. İktidarın baskı politikalarıyla muhalif seçmeni yıldırmayı amaçladığını ileri süren Özel, şunları söyledi:

"Git gide sertleşiyorlar. Bütün mesele bu işi muhalefet içi bir tartışmaya dönüştürmek. Ben YENİ Parti'yi ilk kurduğumuzda 'Gerekirse belediye başkanlarının hepsi orada kalsın, yeter ki belediye meclislerinde çoğunluk tartışması olmasın' demiştim.

İktidar 'gücünü' göstererek muhalif seçmeni yıldırmaya, küstürmeye; sandıktan umudunu kesmeye çalışıyor. Buna karşı topyekün mücadele etmek gerekiyor. Muhalefet taklidi yapanlarla canını dişine takanları ayırmak lazım. Kendini meşrulaştırmaya çalışan, Saray'ın tercih ettiği muhalefet yapısı işi gücü bırakmış; muhalif seçmenin moralini bozmaya çalışıyor. Ölümü göze almış bir muhalefet cephesini yaralamalarına izin vermeyeceğiz."

SANDIK GÜVENLİĞİ: 182 BİN GÖREVLİ BİZİMLE

Seçim güvenliği konusunda yürütülen hazırlıklara da değinen Özel, YENİ Parti'nin henüz seçimlere katılmadığı için resmi sandık görevlisi bulundurma hakkına sahip olmadığını belirtti. Buna karşın daha önce hazırlanan sandık görevlilerinin büyük bölümünün kendileriyle birlikte hareket ettiğini söyledi.

Özel, sandık güvenliğine ilişkin şu açıklamayı yaptı:

"Sandık görevlisi yapmak için son seçimde ilk beş sırada yer almanız gerekiyor. YENİ Parti daha seçimlere girmedi. O yüzden sandık görevlisi hakkı yok. Biz 186 bin sandık görevlisi hazırlamıştık. Şimdi 182 bini bizimle. Ama resmi sandık görevlisi olamayacaklar.

Elbette müşahitlik ve muhalefet partileriyle onları sandık görevlisi yapma imkanı var. Ama bir yandan da butlan davası görülüyor. Yargıtay önümüzdeki günlerde bu konuyu görüşecek. Yargıtay'ın bu kararı görüşmesiyle ve kararın bozulmasıyla CHP'de dost bir yönetim olursa hiç olmazsa sandık görevlisi noktasında önemli işler yapılabilir. Yoksa bugünkü yönetimin sandık başında iktidarla davranacağından hiç şüphe yok."

Özel, CHP'de işbirliği yapabilecekleri bir yönetimin oluşmaması durumunda müşahitler ve diğer muhalefet partileriyle sandık güvenliği için çalışacaklarını ifade etti.

AKP'YE GİTMEYENİN HAPSE ATILDIĞI BİR DÖNEMDEYİZ

Belediye başkanlarının AKP'ye geçişlerine ilişkin soruları da yanıtlayan Özel, transferlerin baskı ve tehditlerle gerçekleştirildiğini savundu. Aday belirleme süreçleri konusunda yöneltilen eleştirileri kabul etmeyen Özel, şöyle konuştu:

"Ben de çok üzülüyorum, 'kafam kırılsaydı' diyorum. Ama geçmişte olmamış bir iş yapılıyor. Hapis tehditleri yapılıyor. Yakın arkadaşlar, aileler tehdit ediliyor. Belediye meclisinde 12 fark oluyor, 6 transfer yapıyorlar. Mesela bazen soruyorlar 'Bu belediye meclis üyelerini kim yazdı?' diye. Çoğu ön seçimden çıktı. 6 transfer olmuş mesela, yarısı ön seçimden çıkma. Kişiden delile gitme gibi yöntemler kullanıyorlar."

Özel, AKP'ye geçen belediye başkanlarını da hedef alarak şu ifadeleri kullandı:

"İzmir, Aydın, Afyon gibi belediye başkanları gibi karakter zaafiyeti olanlar böyle dönemlerde kendilerinin yaptığı usulsüzlükler önlerine konunca AKP'ye gidiyor. AKP'ye gitmeyenin hapse atıldığı, gidenin kürsüye çağırıldığı bir dönemdeyiz. Hırsıza değil, mağdura gelip hesap soran bir anlayışa teslim olacak değilim."

FON KRİZİ: AKP'DEN ÖNEMLİ İSİMLER VAR

Türkiye gündemindeki fon krizine de değinen Özel, soruşturmada adı geçen kişilerin gizlenmesinin spekülasyonlara yol açtığını söyledi. AKP içindeki çekişmeler nedeniyle bazı isimlerin kamuoyuna sızdırıldığını öne sürdü.

Özel, "Lekelenmeme hakkı" tartışmalarına ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

"Yalan ve iftiranın önünü açan, bu isimlerin gizlenmesi. Ve AKP içindeki taht kavgalarına alet edilmesi. Yoksa bir sürü liste dolaşıyor. Siyasetçiler bu isimleri doğrulatmaya çalışıyor. Biz doğrulatmaksızın isimleri açıklamadık. Bir tek Bakan Mahinur Göktaş'ın babasının adıyla aynı birisi oldu. Ondan özür dileriz ama lekelenmeme hakkı bir tek AKP'li siyasetçilere mi ait? Lekelenmeme hakkının ilacı şeffaflıktır."

YENİ Parti Milletvekili Ümit Özlale'nin açıklayacağını duyurduğu listeye ilişkin de konuşan Özel, şu ifadeleri kullandı:

"AKP'den önemli isimler var. Bu isimlerin doğrulatılması önemli. Bilerek yanlış isimlerin servis edilmesi söz konusu. Biz doğrulattığımızı açıklıyoruz. İktidarın sorumluluğu, bütün listeyi açıklamak. Bu işin içinde Adalet Bakanlığı bürokrasisinin de üst düzeyde var olduğuna yönelik iddialar, bu konudaki kaygıları artırıyor."

MEKKE ANLAŞMASI'NDA ANAYASA YOK SAYILIYOR

Özel, Meclis onayından geçmediğini belirttiği Mekke Anlaşması kapsamında asker gönderilmesinin gündeme gelmesini de eleştirdi. Anayasa'nın 90 ve 92. maddelerinin ihlal edildiğini savunarak şöyle konuştu:

"Anayasanın hem 90. hem de 92. maddesi ayaklar altına alınıyor. Anayasanın 90. maddesi bir uluslararası anlaşmanın nasıl yürürlülüğe gireceğini söyler. Bu anlaşma uluslararası bir anlaşma değil. Bir niyet beyanı. Bir anlaşmaya dönmesi için bir formatı, başı-sonu olması gerekir.

Bunun hem Milli Savunma hem de Dışişleri komisyonlarına gelmesi gerekir. Meclis'e yollanması ve açık oylama ile, kimin ne oy verdiği görülerek yürürlülüğe girmesi lazım."

Özel, asker gönderme yetkisinin TBMM'de olduğunu vurgulayarak iktidarın Meclis'i devre dışı bırakamayacağını söyledi.

Kaynak: Kronos42

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…